Modern seracılık faaliyetlerinde birim alandan en yüksek katma değeri elde etmek isteyen üreticiler, kısa vejetasyon süresine ve yüksek pazar değerine sahip tıbbi aromatik bitkilere yöneliyor. Bu ürün grubunun başında gelen İtalyan fesleğeni, kontrollü örtüaltı koşullarında hidroponik yöntemlerle yetiştirildiğinde geleneksel toprak tarımına kıyasla çok daha hızlı, kaliteli ve homojen bir verim grafiği sunuyor. Toprak kaynaklı patojenleri tamamen devre dışı bırakan topraksız tarım altyapısı, bitkinin ihtiyaç duyduğu su ve besin elementlerini doğrudan kök bölgesine ulaştırarak hasat periyotlarını ciddi biçimde kısaltıyor. Topraksız fesleğen üretiminde en sık kullanılan sistem besin filmi tekniğidir. Fesleğen bitkisi kök bölgesinde yüksek çözünmüş oksijene ihtiyaç duyar. Durgun su kültüründe köklerin boğulma riski bulunurken, eğimli kanallarda sürekli sirküle eden ince besin filmi köklerin hem sıvı gübreyi hem de havadaki serbest oksijeni optimum düzeyde emmesini sağlar. Fide aşamasında perlit veya kaya yünü gibi steril ortamlarda köklenen bitkiler kanallara aktarıldıktan sonra kök gelişimini hızla tamamlar. Su deposunda çözünmüş oksijen miktarının litrede altı miligramın altına düşmemesi ve su sıcaklığının yirmi bir dereceyi aşmaması kök çürüklüğü yapan mantari etmenlerin önlenmesi için şarttır. Besin solüsyonunun kimyasal dengesi, fesleğenin yaprak kalitesi ve uçucu yağ yoğunluğu üzerinde doğrudan belirleyicidir. Vejetatif aksamı güçlü tutmak adına nitrat formundaki azot desteği ön planda olmalıdır. Yaprak ucu yanıklığı ve doku yumuşamasını engellemek için kalsiyum ve magnezyum dengesi titizlikle kurulmalıdır. Çözeltinin elektriksel iletkenlik değeri aşırı yükseldiğinde bitki köklerinden su çekmekte zorlanır ve yaprak dokularında acılaşma başlar. Bu nedenle iletkenlik değerini dengeli tutmak, suyun asitlik seviyesini ise hafif asidik aralıkta muhafaza ederek demir ile mangan gibi iz elementlerin emilimini garantiye almak gerekir.
Sera içi iklimlendirme aşamasında fesleğen yüksek ışık yoğunluğunu ve ılıman sıcaklıkları sever. Bitkinin gece ile gündüz sıcaklık farkına aşırı maruz kalması yaprak dokularında sertleşmeye ve gelişim duraksamasına neden olur. Sera içi bağıl nemin dengelenmesi ve homojen hava sirkülasyonunun sağlanması, botrytis ve mildiyö gibi rutubet kaynaklı fungal tehditleri baskılamak adına kritik önem taşır. Yetersiz ışık koşullarında gövde uzaması zayıflar, boğum araları gereksiz yere açılır ve gastronomi sektörünün talep ettiği koyu yeşil, yoğun etli yaprak yapısı oluşamaz. Kültürel mücadele ve bakım işlemlerinde en temel teknik tepe alma uygulamasıdır. Bitki yaklaşık on beş santimetre boya ulaştığında ana büyüme noktasının kesilmesi, apikal baskınlığı kırarak yan dalların kuvvetlenmesini sağlar. Bu işlem tek gövdeli zayıf bir yapı yerine çalı formunda ve çok daha hacimli bir bitki örtüsü meydana getirir. Yetiştiricilikteki en kritik kırmızı çizgi ise çiçek başçıklarının oluşumudur. Bitki generatif faza geçerek çiçek tomurcuğu oluşturmaya başladığı an yapraklarındaki aromatik yağ kalitesi düşer, dokular lifleşir ve lezzet profili tamamen bozulur. Çiçek tomurcukları görünür görünmez derhal uzaklaştırılmalıdır. Hasat evresi geldiğinde bitki kökünden sökülmeden, ana gövdenin alt kısmında iki veya üç boğum yaprak bırakılacak şekilde keskin bir aletle budanarak hasat edilir. Bu kontrollü kesim sayesinde alt gözlerden hızla yeni sürgünler patlar ve tek bir fideden sezon boyunca çoklu hasat almak mümkün hale gelir. Elde edilen homojen, lekesiz ve yüksek aromalı taze fesleğenler; hem yerel restoran zincirleri hem de taze baharat paketleme tesisleri için standartlara en uygun ticari ürünü oluşturur.
İlk cevap veren siz olun!
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun.