Markette veya internette zeytinyağı seçerken şişelerin üzerinde “0.5 Asit”, “0.8 Asit” veya “3 Dizem” gibi ifadeler görürsünüz. Genellikle “Rakam ne kadar düşükse o kadar iyidir” diye bilinir. Peki, ama neden? Ve daha önemlisi, bu asitlik oranı zeytinyağının tadını nasıl etkiler? Çataloluk Çiftliği olarak, tüketicilerimizin en çok merak ettiği bu teknik konuyu, laboratuvar terimlerine boğulmadan en sade haliyle anlatmak istedik. Zeytinyağında “Asit” Ne Demektir? Öncelikle en büyük yanlış anlaşılmayı düzelterek başlayalım: Zeytinyağındaki asitlik, limonun veya sirkenin ekşiliği gibi dille tadılan bir ekşilik değildir. Zeytinyağındaki asitlik, Oleik Asit cinsinden serbest yağ asitlerinin yüzdesini ifade eder. Yani; 100 gram zeytinyağında kaç gram serbest (başıboş) yağ asidi olduğunu gösterir. Bu oran dille tadılarak anlaşılmaz, sadece laboratuvar analizleriyle ölçülebilir. Önemli Bilgi: Bir zeytinyağının asitlik oranının yüksek olması, tadının ekşi olduğu anlamına gelmez. Hatta asidi çok yüksek, kusurlu bir yağın tadı hiç ekşi olmayabilir. Dilinizle hissettiğiniz o “yakıcılık” asit değil, şifalı polifenollerdir. Rakamlar Ne Anlama Geliyor? Uluslararası Zeytin Konseyi (IOC) standartlarına göre zeytinyağları asitlik oranlarına göre sınıflandırılır: 1- Natürel Sızma (Extra Virgin): Asitlik oranı %0.8 ve altındadır. En kaliteli sınıftır. Kusursuzdur, kokusu ve tadı mükemmeldir. Çiğ tüketime en uygun yağdır. Halk arasında “Dizem” tabiri burada kullanılır. Örneğin “5 Dizem” demek, %0.5 asitlik oranı demektir. 2- Natürel Birinci (Virgin): Asitlik oranı %0.8 ile %2.0 arasındadır. Kalitesi sızmaya göre bir tık daha düşüktür ancak yine de doğrudan tüketilebilir. Genellikle sıcak yemeklerde tercih edilir. 3- Ham/Lampant Yağ: Asitlik oranı %2.0’ın üzerindedir. Doğrudan tüketilmesi sağlık açısından uygun değildir. Rafine edilerek (işlenerek) “Riviera” yağa dönüştürülür.
Teşekkürler.
Yorum yazmak için giriş yapın veya üye olun.
Bu sezon işletmenizde hangi üretime ağırlık verdiniz?